Çarşamba, 23 Ocak 2013 18:08

YAZGÜLÜ ALDOĞAN' dan "VE GÜNEŞİ GÖREMEDİ ŞAFAK"

Ayrılık, yaşanan acıların en büyüğü. Ölümü de acı kılan ayrılık değil mi? Yoksa Allah'a, Tann'ya, Nirvana'ya, ilahi bir güce inananlar, ona kavuşmak için acele bile edebilirdi! Ama ayrılık... Hele severken ayrılmak, hele terk edilmek aşkın en acı veren hali olduğunu bütün uzmanlar kabul ediyor. Erkekler çözümü şiddette ararken kadınlar sorguluyor, yüzleşiyor: Yüzleşme, ' aşkını yitiren kadının en acılı iyileşme süreci. Neden bitti? Neden gitti? Kime gitti? Onun benden fazla nesi vardı? Benim neyim eksik? Suçum ne? Hele yüzleşen, sorgulayan kadın Şafak'sa... Çocuksu güzelliğinin içinde seksi bir kadın saklıysa! Aşkı yaşadığını sandığı bir noktada, erkeğin zaten ufak ufak gittiğini, veda ettiğinde anlarsa... Nereye gittiğini bile soramadıysa... O yüzleşme çok uzun sürer! Acı, gözyaşlarıyla akıp gitse keşke.

Şafak, kaybettiği aşkının yüzleşmesini aylarca yaşadı, her erkekte onu ararken aşkı ıskaladı. Bulduğunda çok mu geç olmuştu?
Şafakla birlikte aşkı ve ayrılığı yaşar, terk edilmeyle yüzleşirken kendinizle ortak noktalar bulup "Bu benim hikâyem" diyeceksiniz. Çünkü bu sizin hikâyeniz...