150. YIL ETKİNLİKLERİ

20 Ocak-20 Şubat 2006 tarihleri arasında Yapı Kredi Sermet Çifter salonunda düzenlenen sergide, kuruluşundan bu yana okulumuzun geçirdiği aşamalar; fotoğraflar, yazı panoları ve NDS tarihine ait eşyalarla anlatıldı. Sergi süresince aynı mekanda düzenlenen konferanslar sırasında, değerli mezunlarımız (NDS 67) Prof. Dr. Nur Fersan Akın, (NDS 83) Doç.Dr. Arzu Öztürkmen, (NDS 90) Saadet Özen ve Prof. Dr. Afife Batur konu ile ilgili konuşmalar yaptılar.
BELGESEL: ÇALIKUŞLARI / Notre Dame de Sion’ un ÇocuklarıCan Dündar tarafından hazırlanan NDS belgeseli, bir okulun penceresinden Türkiye’yi anlatma iddiasını taşıyor. Kapsamlı bir çalışma ile hazırlanan bu filmi, herkesin keyifle izleyeceğini umuyoruz. Kitap: Notre Dame de Sion: 150 Yılın TanığıKitapla ilgili her türlü çalışmayı 90 yılı mezunumuz Saadet Özen üstlenerek, okuldaki ve Roma Genel Merkez’ deki arşivlere ulaştı; ardından belgeleri titizlikle seçip derledi, mezunlarla görüştü. Bu çabaların sonucunda ortaya çıkan, Yapı Kredi Kültür Sanat tarafından basılan “Yüz Elli Yılın tanığı: Notre Dame de Sion” kitabının 1. baskısı kısa zamanda tükendi, 2. baskısı da Eylül 2006’ da yapıldı. BROŞ150. yıl broşlarını derneğimiz yararına 65 senesi mezunumuz sanatçı Nelli Gavriyeloğlu hazırlamaktadır. PUL44 mezunlarımızdan Liji Pulcu Çizmeciyan’ ın önerisi,  filatelist Sayın Arman Arıkan’ ın yardımları ve 97 mezunumuz An-Su Aksoy’ un tasarım çalışması ile, PTT’ yle kişisel pul sözleşmesi yapılarak 150.yıl hatıra pulu bastırıldı ve ilk gün damgası uygulandı. PİYANGO BİLETİ9 Ekim 2006…
150. yıl etkinliklerimizi, Anıtkabir ziyareti ile başlattık: 19-20 Kasım 2005' te, 40 dernek üyemizle Ankara' ya gittik, orada yaşayan mezunlarımızla buluştuktan sonra Anıtkabir' i ziyaret etttik, Ata' mıza saygılarımızı ve çelengimizi sunduk. Gece ise (NDS 69) Zeynep Köksalan' ın otelinde düzenlediği yemekte bir araya geldik.
Ankara Devlet Opera ve Balesi' ni, 2005 Kasım sonunda "Çalıkuşu" balesini bizim için özel olarak sergilemek üzere İstanbul' a davet ettik. Mezunlarımızın büyük destekleri ile AKM' nin 1200 kişilik salonunu tamamen doldurduk.
Notre Dame de Sion Lisesi bugün Türkiye' de 150' nci yılını kutluyor. Eskiden İstanbul' un nirengi noktaları arasında liseler de vardı. 1940' lardan söz ediyorum. Türkiye'nin her ilinde lise olmayan yıllar. Ben şu liseden mezunum demek, bir semt ahalisinden olmayı da çağrıştırırdı o zaman; daha başka şeyleri de... Rumeli yakasında İstanbul tarafından başlarsak İstanbul, Vefa, Pertevniyal, Darüşşafaka liseleri. Beyoğlu' nda Galatasaray, Kabataş, Boğaziçi, Şişli Terakki, Işık liseleri. Anadolu yakasında Haydarpaşa ve Kuleli liseleri. Sonra İstanbul, Erenköy, Kandilli ve Çamlıca kız liseleri. Bunlara başkaları da eklenecekti gelen yıllarda. İstiklal, Hayriye liselerini de hatırlıyorum. Farklı semtlerdi. Azınlık okulları vardı: Rum, Ermeni, Yahudi liseleri. Yabancı okullar vardı: Fransız, İngiliz, Alman, Avusturya, İtalyan, Amerikan liseleri. Meslek liseleri vardı. Şehre dağılmış okullardı bunlar. Farklı liselerin öğrencileriy­le bayram törenlerinde, spor karşılaşmalarında, izci kamplarında, Cumhuriyet Bayramı için Ankara' ya gidişlerde bir araya gelir, tanışır, bu sayede zaman zaman arkadaş da edinirdik. Babam ve amcam Adapazarı Rehber Terakki…
Notre Dame de Sion Lisesi Kuruluşunun 150. yılını kutluyor 1800' lerin başında Theodore Ratisbonne adında Alzaslı bir Yahudi genç, Hıristiyanlığı kabul edip rahip olur. İlerki yıllarda, aynı yolu izleyen genç kardeşi Alphonse, 20 Ocak 1842 tarihinde Meryem Ana' nın Roma' da bir kilisede göründüğünü söyleyecek ve onun onuruna bir kaç yıl sonra, "Tann'nın Yahudi halkına duyduğu sevginin sadakatına, dünyada ve Kilise' de tanıklık etmek ve İsrail Peygamberleri' ne ifşa edilmiş Tevrat' ın vaaterinin tüm insanlığın iyiliği adına yerine getirilmesi için çaba vermek" amacıyla Notre Dame de Sion adlı Katolik dini birliği kuracaktır. Birlik dünyanın pek çok ülkesinde eğitim veren rahibelerden oluşmaktadır. İstanbul' da 1956 yılında din, dil ve kültürlerini yaymaya çalışan çeşitli mezheplerden nice misyoner okullarıya eş zamanda kurulan, benim için ailemden üç kuşağı okutmuş olması (anneannem, annem ve ben) gibi bir özellik de taşıyan Notre Dame de Sion, bu yıl 150 yaşında. İlk kurulduğu yıllarda öğrenci sayısı 100' u…
150 yıllık Notre Dame de Sion Türkiye tarihine tanıklık ediyor '150 yılın tanığı Notre Dame de Sion adlı kitap ve Yapı Kredi Yayınlan' nın desteğiyle düzenlenen sergi, 150 yıldır süren tanıklıkların penceresinden Türkiye'ye bakıyor. Geniş ve aydınlık caddeye, sokaktaki insanlara son bir bakış. Sonra açılan kocaman kapıdan içeriye adım bir kere atılır. Bir sonraki adım beş yıl sonra, ama bu kez dışarıya atılacaktır. Gururlu geçmişini üzerinde hiç eskimeyen bir elbise gibi taşıyan taş binada, yarı karanlık koridorları, insana kendini küçücük hissettiren dev kapıları, yüksek tavanları, "manastır disiplini" nedeniyle ilişki kurulması neredeyse mümkün olmayan sokağa bakan büyük pencereleri, "Eski yatakhane"si, "yeni büyük salon" u, kantini, dünyanın en sessiz kütüphanesi, dört duvar arasında yıllarını geçiren öğrencilerin "avlu"su küçük bahçesi ve kestane ağacıyla karşılar konuklarını "ecole". Adım atanın ilk öğreneceği ise şudur kısaca: "Körpe ruhunuzun yeni bedeni, ağzınızdan 'ben' sözcüğünü alacak öğretmeniniz, her bir köşesinde ağlayacağınız, korkacağınız ama bu kadar disiplin altında yaramazlığın…
Arşivdeki İpuçları (Notre Dame de Sion Belgeleri) Notre Dame de Sion tarihi hakkında bir kitap hazırlamaya gönüllü olduğumda ve Mezunlar Derneği de bunu kabul ettiğinde, yüz elli yıldır İstanbul' un ve Türkiye' nin her halini görmüş bir kurumun belgelerinin ne kadarına erişebileceğimi bilmiyordum henüz. Hatta Notre Dame de Sion' un gerek İstanbul'daki, gerek dünyanın başka yerlerindeki okullarında ve ilk önce Paris'te bulunan, altmışlı yıllarda Roma' ya taşman merkezindeki belgeleri açıp açmayacağından da emin değildim. Hele bu araştırmanın belge-sanat, belge-edebiyat ilişkisi bağlamında sürprizler barındırdığı, aklımın ucundan bile geçmiyordu. Belge arama işinin kendisi de başlı başına bir hikâyeye dönüştü adeta. İlk iş olarak, okuldaki rahibelerden yardım istedim. Gelecek cevabı beklerken, kendime ipuçları aramayı sürdürdüm. Mezunlar Derneği' nin, okulun girişinde yer alan odasında, dolapların içinde saklanan, eski mezunların bağışladığı, dernek üyelerinin çabasıyla bir yere toplanmış belgeleri görünce, işte ancak o an nasıl bir işe giriştiğimi anladım: Ödeme makbuzları, piyano derslerinin faturaları, Tarabya'da bugün…
2 Haziran 2006 Cuma günü, pek çoğumuza duygulu anlar yaşatan bir etkinlik gerçekleştrdik. Cumhurbaşkanlığının özel izni ile, eskiden okulumuzun yazlık yeri olan Tarabya' daki Huber Köşkü' nü ziyaret ettik.